İzmir  TBMM Çalışmaları  Güncel  Medya  Anket  Albüm  Ziyaretler  Öz Geçmiş  İletişim
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
K.ATATÜRK 

MHP İZMİR MİLLETVEKİLİ ŞENOL BAL'IN

MECLİS KÜRSÜSÜNDEN BÜLENT ARINÇ' A TOKAT GİBİ CEVABI.
Videoyu izlemek için...     Videoyu indirmek için...

Saygıdeğer İzmir İl Başkanı ve Yöneticileri

 

Değerli Hemşerilerim ve Kıymetli Basın Mensupları

 

İzmir Milletvekili olarak sizleri saygıyla selamlıyorum.

Bize güvenip bizleri oylarıyla TBMM’ne taşıyan İzmir’li kardeşlerime, vatandaşlarıma teşekkürlerimi, şükranlarımı arz ediyorum.

Sizlerin vekili olma sorumluluğunun bilincindeyim. Sizler için elimden gelenin en iyisini yapacağımı belirtmek istiyorum.

Ancak şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Tüm kampanya boyunca İzmir’li kardeşlerimizden vatandaşlarımızdan köylüsü, kasabalısı ve büyük şehirlisi ile gördüğümüz teveccüh, sevgi ve ilgi bizleri ilerisi için çok umutlandırmıştır.

Her ne kadar bu sevgi ilgi sandık sonuçlarına yansımamış olsa da biz bu teveccüh ve sevginin de sorumluluğunu hissediyoruz. Bu ilgi ve sevginin gelecek dönemde sandığa yansıyacağından da eminiz.

Yine tanıtımımda, seçilmemde başta Milliyetçi Hareket Partisi il teşkilatı ve ilçe teşkilatı yöneticilerimiz ve üyelerimizin cefakar ve fedakar çalışmalarından dolayı da tüm kardeşlerime şükranlarımı ve takdirlerimi sunuyorum.

Bugün İzmirli hemşerilerime yüz yüze teşekkür etmek için İzmir’deyim.

Tabiî ki hepsiyle görüşmemiz mümkün olmayacağı için siz değerli basın mensubu arkadaşlar vasıtasıyla bu şükran ve duygularımı iletmek istedim.

 

 

 

Saygıdeğer basın mensupları;

 

 

 

Seçim sonuçları ile ilgili kısa bir açıklama yapmak isterim

23. Dönem seçimlerinde tek başına iktidar için yola çıkmıştık

Ancak bugün toplumsal irade bize bir muhalefet görevi tevdi etmiştir.

Bugün milletimizin bize yüklediği sorumluluğun bilincindeyiz.

Türkiye  genelinde bize oy veren sadece beş milyon kişinin değil, oy vermeyen vatandaşlarımızın büyük çoğunluluğunun da  partimize ilgi ve sevgisi olduğuna inancımız tamdır.

Milliyetçi Hareket Partisinin ulaştığı bu sonuç Türkiye’nin sahipsiz olmadığının göstergesidir. Bilhassa İzmir’imizde oylarımız % 100 artmıştır.

Genel anlamda bu seçimlerde Milliyetçi Hareket Partisi’nin vermiş olduğu büyük mücadelenin önemini anlamanızı isterim.

Dünyada ve Ülkemizde gelişen olayları iyi okumak ve sentez etmek bizleri daha doğru yönlendirecektir.

Küresel güçlerin ülkemiz üzerindeki niyet, emel ve uygulamalarına bakıldığında mili duruş sergileyen Milliyetçi Hareket Partisinin siyaset dışı kalması için çok uzun zamandır uğraşılmaktadır.

Uluslar arası sermayenin, küresel mihrakların etkin propagandasında gücüne sahip odakların ve yerli uzantılarının, tekelci ve karanlık medya gücünün iktidarı elinde bulunduranların kullandığı kamu imkanlarının ve din istismarcılarının baskılarına;

Türkiye’nin gerçek gündemini kaybettirerek suni gündemlerle meşgul edildiği bir ortama rağmen,

Bugün Milliyetçi Hareket Partisi 70 kişi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilmektedir.

Tabi ki ileriki günlerde 22 temmuz seçiminin sonuçları hem diğer partiler, hem de kendi partimiz açısından bölge, il, ilçe bazında çok detaylı ve gerçekçi olarak seçim stratejileri, seçmen profilleri değerlendirmiş olarak analiz edilecektir

.Ortaya çıkan eksiklikler derhal giderilecektir.

Bizler 2009 yılında yapılacak yerel seçim hazırlıklarına başladık.

 

 

 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığını açıklayan İl Başkanımız Sayın Müsavat DERVİŞOĞLU’nu bütün kalbimle kutluyorum.

Hangi partiden olursa olsun tüm İzmir halkına buradan sesleniyorum.Sayın Dervişoğlu’na güç verelim, destekleyelim.

Sahip olduğu misyon ve vizyonla İzmir için büyük bir şans olduğunu buradan duyurmak istiyorum.

Böyle bir görev aldığında İzmir için neler yapabileceğini biliyorum. İzmir’in problemlerini yakinen bilen, çözüm üretmede ve uygulamada büyük kabiliyete sahip olan ve tüm toplumu kucaklayan yapısıyla gerçek bir proje adamı olan Sayın DERVİŞOĞLU’nada şimdiden başarılar diliyorum.

Müsavat DERVİŞOĞLU’nun Belediye Başkanlığını kazanması İzmir’in kazanmasıdır.

 

 

 

Değerli İzmirliler,

 

 

 

 

 

 

Bu yeni yasama döneminde  Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ’nin de dediği gibi MHP “milli duruşun, uzlaşmanın, hoşgörünün ve diyalogun adresi” olacaktır. Ama gösterilecek uzlaşma hoşgörü ve diyalog, milli devlet, üniter yapı ve Cumhuriyetimizin temel değerleri ekseninde olacaktır.

Milliyetçi Hareketin uzlaşmacı tavrı üzerinden yıkıcı ve bölücü niyetlere meşruiyet kazandırmaya çalışılması halinde, en sert ve kesin cevabın her zaman olduğu gibi bizler tarafından verileceği unutulmamalıdır. Cumhuriyetimizin kuruluş ilkeleri bizim kırmızı çizgilerimizdir.

Bilirsiniz ki; mili birlik ve bölünmez bütünlüğümüzün dayandığı temeller tek devlet, tek millet, tek bayrak ve tek dil ülküsüdür.

Türk milliyetçileri bu kutlu, değerleri ve kutsal emanetleri korumaya yeminlidir

.Kimden gelirse gelsin, hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun partimizin milli duruş için yaptığı sağduyu ve kucaklaşma çağrılarının iyi anlaşılmasını ve bu ilkeler etrafında cevap bulmasını  ümid ediyoruz.

Biliyorsunuz ki Cumhurbaşkanlığı seçimi konusu ,uzun bir süredir ülkemizde siyasi bir kaos yaşanmasına sebep olmuştur.

Cumhurbaşkanı geniş bir diyalog yelpazesi ile mutlaka ortak bir anlayış, işbirliği içinde seçilmelidir.

22.dönem sonunda, her gün yeni senaryoların yazıldığı, elden ele anketlerin gezdiği her anayasayı eline alanın yeni yorumlarla ortaya çıktığı bu siyasal kaosun sorumluluğu 22. dönemde Mecliste bulunan İktidar ve Muhalefet partilerinindir.

Türk Demokrasisi derin yara almıştır.

            Türk Devletinin bu en yüksek merciinin, değerini ve önemini üstlenebilecek kişinin kim olacağından ziyade, bu makamı taşıyacak liyakatın, ilke ve nitelikleri belirlenmeli ve öncelikli olmalıdır.

Genel Başkanımız

            Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı  olacak şahsın niteliklerini;

            -Türkiye’nin bütünlüğü ve Türk Devletinin milli ve üniter yapısını temsil ve taşıma konusunda milletimin de tereddüt bırakmayacak bir fikri maziye,

            -Cumhuriyetimizin kurucu felsefesini özümsemiş, geçmişinde Cumhuriyetin temel değerlerine samimiyet ve sadakati hakkında kuşku bırakmayacak bir milli duruşa

            -Türk milletinin birlik ve beraberliğini, millet olma hasletlerini yüksek kültürünü benimseme konusunda mutlak güvenilecek ilkeli, açık bir düşünce yapısına,

            -Dürüst, şaibesiz ve manevi değerlere saygılı hüviyeti ile tebaruz etmiş demokrasinin ilkeleri konusunda tam duyarlılık ve kararlılığa sahip bir şahsiyet olması gerektiğini açıklamıştı.

            Cumhurbaşkanlığı adı üstünde Cumhurun başkanıdır.

Dolayısıyla bütün halkın temsilcisi olmalıdır. Toplumun bir kesiminin fanatik ölçülerde taraftar olduğu diğer bir kesimin alehtarı olduğu bir cumhurbaşkanı bu milletin tamamını kucaklamıyor demektir.

            Ancak bu iktidar partisinin tercihidir. Toplumda gerginlik yaratacak bir tercihte bulunmuşlardır.

            Meclis başkanlığı konusunda ortaya konulan uzlaşmacı dikkat,

Esasen Cumhurbaşkanlığında gösterilmeliydi.

*          Milliyetçi Hareket Partisi yakın geçmişte yaşanan tartışmalara da bir son vermek üzere seçim tarihinde oturumda hazır bulunacağını ifade etmiştir.

            Bu dönemde de inatlaşma ve iddialaşmaların sürmesi halinde, Cumhurbaşkanlığı seçiminde karşımıza çıkacak muhtemel bunalımın farkındayız.

            Seçimler öncesi cumhurbaşkanlığı turlarında meclisteki oturumlara katılmama metodu o zamanki muhalefet partileri tarafından denendi.

Netice ne oldu AKP haksızlığa uğramış addedildi. Madur edilmiş rolü oynamasına sebep oldu ve işte seçimlerde hiç hak etmediği oy oranında bu yapılanın rolü büyüktür.

            Bu bakımdan biz bu metodu benimsemiyoruz. Bunlara mağduriyet rolü oynama fırsatı vermeyeceğiz ve foyalarını kendi oyunlarıyla milletin gözleri önüne sereceğiz.

            CHP çıkmaz bir yoldadır. Dün yaptıklarının tersi anlamına gelecek politikalar ortaya koyamayacak haldedir. Kendisini seçim öncesi ortaya koyduğu sert ve keskin politikaya mahkum etmiştir.

            Bugün farklı bir politika ortaya koyduğu takdirde dünkü tavrının yanlışlığını kabul etmiş olacaktır.

            O bakımdan başka bir politika alternatifi yoktur.

            Biz bu politikayı benimsemiyoruz. Biz dün de meclise girip oturumlara katılmanın  önemini söyledik. Bugün bu söylediklerimizde farklı bir şey yoktur.

            Parlamenter rejim parlamento çatısı altında her meselenin konuşulup, görüşülüp, karara bağlandığı rejimdir. O çatıyı terk ederek bir şeyler yapmaya çalışmak parlamenter  sistemin özüne uymaz.

*Sayın Köksal TOPTAN’ın Meclis Başkanlığı toplumun her kesiminde bir rahatlama yaratmıştır.

 Cumhurbaşkanlığında yapılan tercih daha seçilmeden iş başına gelmeden toplumda gerginliklerin oluşmasına sebebiyet vermiştir.

            Bu AKP’ nin problemidir. % 47’ye yakın oy almış bir parti toplumsal gerginliğin sorumlusudur.

            Bizim ise yapacağımız şey Milletimizin bize verdiği görevi yerine getirmek, bu görevde Meclis çatısı altında muhalefet görevini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışmaktır.

            Dolayısıyla Meclise giriyoruz ve muhalefetin icabı olan ikazlarımızı tenkitlerimizi ortaya koyacağız.

 

 

 

            Kendi adayımıza oyumuzu vereceğiz. 

Değerli İzmirliler ve Basın Mensupları;

 

 

 

 İzmir milletvekili olarak izmirin makro ve mikro sorunlarının takipçisi  olacağımı bir kez daha buradan ifade etmek isterim.

İzmir’in 4,5 yıllık AKP iktidarında kamu yatırımlarından aldığı pay giderek düşmüştür. Bunun acilen yükseltilmesi gerekmektedir.

Kentimiz önemli ölçüde iç göç alan şehirlerden birisidir. İç göçle birlikte ortaya çıkan istihdam, kaçak yapılanma, konut ihtiyacı, eğitim, asayiş, sağlık gibi sorunlarının çözülmesi gerekmektedir.

Tarım ile uğraşan vatandaşlarımız büyük sorunlarla karşı karşıyadır.

Su kaynaklarındaki azalma dikkat çekici boyuttadır. Susuzluğa karşı barajların biran evvel tamamlanması ve yeni su kaynaklarının yaratılması gerekmektedir.

Yok pahasına satılan ürünleri, mazot ve diğer girdilerden alınan ÖTV ve KDV çiftçilerin belini bükmektedir.

İzmir’in sit sorunu yatırımcıların gözünü korkutmaktadır. Bu konunun tekrar ele alınması gerekmektedir.

İstihdam için çok önemli olan organize sanayi bölgeleri ve sanayi sitelerinin, yol, ulaşım ve alt yapı eksiklikleri giderilmelidir. İçleri doldurulmalıdır.

İzmir Enerji sorununu çözebilecek potansiyele sahip olmasına rağmen yeterli şekilde jeotermal, rüzgar ve güneş enerjisinden yararlanamamaktadır.

Yine İzmir tarihi dokusuna rağmen bir turizm şehri olma imkanına kavuşamamıştır.

Yılan hikayesine dönen EXPO 2015’i almak için çalışmalar hızlandırılmalıdır, ve İzmir gerçek bir fuarlar şehri ve kongre merkezi olmalıdır.

Halen tamamlanamayan çevre yol bağlantıları bir an önce tamamlanmalıdır.

İzmir sağlık hizmetleri yönünden Ege Bölgesi’nin ihtiyaçlarına da hizmet sunduğundan belirli yerleşim yerlerindeki devlet hastaneleri artık talebi karşılayamaz hale gelmiştir. Hizmet verilen nüfusa paralel bir biçimde yeniden revize edilmesi ve güçlendirilmesi gerekmektedir. Spor tesisleri de yeterli değildir.

Bu ve benzeri konuların takipçisi olacağım.

Değerli hemşerilerimden ve basınımızdan da ricam bizlerin gözü ve kulağı olmasıdır.İzmir ile ilgili yapılması gereken veya yanlış uygulamalar ile ilgili bilgi,öneri ve belgelerin tarafımıza ulaştırılması bizleri harekete geçirecektir.

Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.        

      Videolar
Bağlantılar
Genel
MHP
Ziyaretçiler
Toplam :   61782
Bugün :   12
Aktif :   1
Tüm Hakkı Saklıdır © 2007 www.senolbal.com.tr | Tasarım : Linear Yazılım