|
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıda belirttiğim sorularıma Devlet Bakanı Egemen BAĞIŞ’ın yazılı olarak cevap vermesine müsaadelerinizi arz ederim. 21.06.2010
Dr. Şenol BAL
MHP İzmir Milletvekili
AB kendi sınırları içine gelen yasadışı göçmenler ile ilgili olarak bu kişilerin geldiği ülkelere geri gönderilmesini, AB sınırlarından uzaklaştırılmasını istemektedir.
Bu çerçevede kendi coğrafyasındaki ülkeler ile mülteci ve sığınmacıların menşei olan ülkelerle geri kabul anlaşmaları imzalamaktadır. Böylelikle AB sınırları içinde yakalanan yasadışı bir göçmen geldiği ülkeye geri gönderilmektedir.
Sayın Bakan,
1 – Türkiye henüz yasadışı göçmenlerin menşei ülkeler ve bizden önceki transit ülkeler ile geri kabul anlaşması imzalamamışken, AB’nin, vize kolaylığı sağlayacağı vaadi ile Türkiye’ye dayattığı geri kabul anlaşması sakıncalı değil midir? AB geri kabul anlaşması imzaladığı ülkeleri, Türkiye ile paralel anlaşma yapmaya neden teşvik etmiyor?
2 – Bir beyanatınızda; “AB ile vize kaldırılmasına yönelik müzakerelerin başlama yetkisi alındıktan sonra, mutabık kalınan Geri Kabul anlaşmasının imzalanacağını söylüyorsunuz” AB üyesi bazı ülkeler Türkiye’ye imtiyazlı ortaklık teklif ederken, Rumların Kıbrıs yaklaşımı ortada iken ve Vize muafiyeti için Rumlar dahil tüm üye ülkelerin hem fikir olmaları koşulu ortada iken ayaküstü söylenen sözlere veya iç siyasete yönelik çarpıtılan ifadelere yada liyakati olmayan bürokratlarınızın temsil gücüne nasıl güven duyulacaktır?
3 – Vize muafiyeti için, müzakerelerin başlama yetkisini almak, Sizin için bir garanti anlamına geliyor mu?
4 – Türkiye – AB ilişkilerinin hukuki temelini oluşturan Ankara Antlaşmasına göre, Türk Vatandaşlarının sadece vizesiz giriş değil, bunun ötesinde haklarının bulunduğu ve bu haklarının ATAD kararları ile tescil edildiği konusunu neden gündeme getirmiyorsunuz? Bu konuda çaba sarf etmiyorsunuz? Var olan hakları ortaya çıkarmak ve ısrarcı olmak gerekirken, yeni tavizler vermeye razı olmak nasıl bir anlayışın tezahürüdür?
5 – Türkiye AB’ye yönelik yasadışı göç güzergâhında bir ülke olduğu için, yılda 150.000 kaçağın Türkiye üzerinden Avrupa sınırlarına ulaştığı tahmin edilmektedir.
Göçmenlerin menşe ülkelerle geri kabul anlaşması yapılmadan kabul edilmesi Türkiye’ye ekonomik, sosyal, siyasi açıdan inanılmaz maliyet getirecektir. Külfet paylaşımı problemi çözebilir mi? AB’ne girmeden AB’nin yükünü almak neyin karşılığındadır?
|