İzmir  TBMM Çalışmaları  Güncel  Medya  Anket  Albüm  Ziyaretler  Öz Geçmiş  İletişim
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
K.ATATÜRK 

MHP İZMİR MİLLETVEKİLİ ŞENOL BAL'IN

MECLİS KÜRSÜSÜNDEN BÜLENT ARINÇ' A TOKAT GİBİ CEVABI.
Videoyu izlemek için...     Videoyu indirmek için...

ŞENOL BAL (İzmir)

- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vermiş olduğumuz değişiklik önergesi hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

 Sayın milletvekilleri, devletler, varlıklarını ve devamlılıklarını, kendi değerleri, kaynakları ve menfaatleri üzerine bina etmek durumundadırlar. Bugün olduğu gibi, dış mihrakların yönlendirmesiyle dış dengeleri birbirine karıştırarak, sonra da sonuçları çarpıtıp iç siyaset malzemesi hâline getirerek, uzun süre dış politika sürdürülemez, bölgesel güç olunamaz. Sayın Davutoğlu AKP'ye geçmeden çok önceleri, bir makalenizi okumuştum. O makaledeki bir cümleniz beni gerçekten çok etkilemişti ve öğrencilerimle ve çevremle sık sık bu cümlenizi de paylaşmıştım.

 Mealen hatırladığım kadarıyla şuydu cümleniz: "Türk milleti olarak bizim başka limanlara sığınmaya ihtiyacımız yok, bizim tarihimiz, bizim inançlarımız, bizim tecrübelerimiz bize yeter." diyordunuz. Nedense, AKP politikaları, AKP içinde tanıdığım, AKP içinde yetki almış, seçilmiş birçok kişiyi öğüttü ve değiştirdi.

 Bu İktidarın, Avrupa Birliği ve Büyük Orta Doğu Projesi gibi öteki projelere iman derecesinde gösterdiği itina ortadadır. AKP İktidarının, dış politika uygulamalarında gösterdiği ve "sıfır sorun" kamuflesiyle teslimiyetçi, tavizkâr tutumundan vazgeçerek gerçeklerle yüzleşmesi ve hem Türkiye'nin hem de Türk cumhuriyetlerinin ABD-Rusya satranç oyununda piyon durumuna düşürülmesinden bir an önce vazgeçmesi gerekir.

 Sayın Bakan, dün "sıfır sorun" politikalarının realist olduğunu, ütopik olmadığını söyledi ve Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh." vecizesini örnek gösterdi. Sıfır sorunun bir taviz olmadığını ifade etti. Evet, sizin sıfır sorun politikanız nasıl gerçekçi, nasıl realist Sayın Bakan?

Toprak bütünlüğümüzü ve sınırlarımızı tanımayan, soykırım iftirasından vazgeçmeyeceğini ilan eden Ermenistan ile diplomatik ilişki kurmak için iştahla o protokolleri imzaladınız. Karabağ'dan çıkmayacağını ilan eden Ermenistan'la sınır kapısını açmak için protokolleri imzalayıp kol kola girdiniz.

 Bu proje Türkiye'nin miydi Sayın Bakan? ABD ve AB'ye sağlıklı ve güvenli enerji koridoru açmak üzere Türkiye'nin zorlanması, taviz vermesi değil midir? Aktif ve etkin bir dış politika, son zamanların deyimiyle "proaktif" bir politika izlediğinizi sık sık dile getiriyorsunuz ve ne kadar çok ülkeye gittiğinizle arkadaşlarınız övünüyor. Dış politika turistik bir seyahat de değildir

 Sayın Bakan.

 Elinizde çanta "Ben arabulucuyum." diye gezmekle de arabulucu olunmuyor. "İhtilafları çözeceğim." derken yeni ihtilaflara sebep olduğunuz ortada değil mi? Önceliklerimizi hiç belirlediniz mi dış politikada? Balkanlarda arabuluculuğa soyunuyorsunuz, tamam, güzel ama Batı Trakya'daki soydaşlarımızın durumunda düzelme oldu mu yoksa şimdi durumları daha mı vahim? Türkiye Cumhuriyeti'nin politikası ve menfaati Irak'ın bütünlüğünden yanadır, uzun yıllardır sürdürülen politika böyledir.

 Irak'ın kuzeyinde bir kukla devlet oluşumu için tüm gayretleri sarf ediyorsunuz. İşte, "…"(x) dediğiniz Peşmerge reisi Barzani'yle Kürdistan bayrağı altında kucaklaştınız, 52 kırmızı halılarla karşıladınız. Resmî temsilcilikler açarak ve iş adamları vasıtasıyla orada yeni bir ülke ve devlet yaratma, ihya etme yolları için kolları sıvadınız. Uluslararası hukukun bize verdiği yetkiyi bile kullanmakta zorlanıyoruz. Ya Türkmenler?

Artık Türkmenlerden söz edilmiyor Sayın Bakan. Türkmen cephesi güçlendirileceği yerde mukavemetini kırdınız. Dış işleriyle irtibatlandırarak Türkmen cephesinin sesini soluğunu kestiniz.

 Kırgızistan'da kanlı bir darbe oldu -sanki Patagonya'da olaylar oldu- Kırgız ve Özbekler arasında iç çatışmada yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Bu olaylar karşısında yeterli ve zamanında tepki vermeyen bir Türkiye görüntüsü ve algısı ortaya çıktı.

Kıbrıs yürekler acısı. Sayenizde Avrupa Birliğinin kozu hâline geldi. Ambargo kalkmıyor. Rum lider Hristofyas dün açıklama yaptı, "Maraş'ı bize verirseniz Avrupa Birliği müzakerelerinin başlaması için bazı başlıkların açılmasına onay verelim." diyor.

 Son iki ayda Türk dış politikasının ana eksenine baktığımızda, iç siyasete yönelik İsrail ile yaşanan kriz ve Gazze konusu ve İran'la yakınlaşan görüntü…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN -

 Buyurun Sayın Bal.

 ŞENOL BAL (Devamla) - Bunda da başarı sağlayamadınız. İşte, İsrail açıklama yaptı, "Türkiye özür dilesin." diyor. Bakanlarla gizli otel odalarında görüşmek de sonuç vermedi. Burada aklıma gelmişken sormak istiyorum: İsrail Savunma Bakanlığı Sözcüsü soruşturma bitmeden gemileri teslim etmeyeceklerini açıklamış. Bunu duydunuz mu bilmiyorum Sayın Bakan? Araplar bile tedirgin olmuş.

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad açıklama yaptı. İster misiniz çok yakın zamana kadar İsrail-Suriye arasında arabuluculuk yapan Türkiye için Suriye, İsrail-Türkiye arasında bir arabuluculuk yapsın? Netanyahu Obama'yla gülümseyen pozlar veriyor

. Evet, Kafkaslarda olağan dışı gelişmeler yaşanıyor. "Türkiye bunun neresinde?" diye sordum, "İzliyoruz." dediniz ama ben izlemekten bahsetmedim,

 "Sesli diplomasiden sessiz diplomasiye mi geçtiniz?" diye sormak istiyorum. Siz bu gelişmelerin hiçbir yerinde yoksunuz. Siz, verilen talimat üzerine ve protokoller ile ilgili Türk tarafına topun atılmasıyla sınır kapısını sessiz sedasız açmaya hazırlanıyorsunuz Sayın Bakan! Hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

      Videolar
Bağlantılar
Genel
MHP
Ziyaretçiler
Toplam :   61633
Bugün :   36
Aktif :   2
Tüm Hakkı Saklıdır © 2007 www.senolbal.com.tr | Tasarım : Linear Yazılım