|

BAŞKAN - Sayın Bal, buyurun.
(MHP sıralarından alkışlar)
ŞENOL BAL (İzmir) -
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 506 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın ek 128'inci maddesi üzerinde verdiğimiz değişiklik önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Sayın milletvekilleri, görüşülmekte olan kanun tasarısında İzmir'de bir üniversite kurulması, adının "İzmir Turgut Reis Üniversitesi" olması söz konusu iken, Plan ve Bütçe Komisyonunda yapılan bir değişiklik ile ismi "İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi" olarak değiştirilmiştir.
Üniversitenin adıyla ilgili biz de bir değişiklik önergesi verdik. Bizim teklifimiz "İzmir Hasan Tahsin Üniversitesi" olması şeklindedir. Neden Hasan Tahsin? Büyük çoğunlukla devlet üniversiteleri bulundukları şehirdeki simgelerin, sembollerin ismini alıyor. Hasan Tahsin, Kurtuluş Savaşı'nın simge isimlerinden biridir, İzmir'in simgesidir, İzmir'in ve İzmirlinin model şahsiyeti olmuştur. Sadece İzmirliler değil, Türkiye, bu ismi, kurtuluş mücadelesinin ilk kurşununu ateşleyen vatan kahramanı olarak saygıyla anar. O, işgal acısına dayanamayıp, yüreğinin sesini dinleyip tek başına da olsa düşman alayına savaş açacak kadar cesurdur. Atılan bu kurşun, Türk Kurtuluş Savaşı'nın meşalesini yakarken bütün dünyaya Türk milletinin işgali kabul edemeyeceğinin ilanını ve işaretini vermiştir. Hasan Tahsin, Paris Sorbonne Üniversitesi Siyasal İlimler Akademisini bitirmiş, İstanbul'a döndükten sonra Osmanlı Devleti aleyhine Balkanları karıştıran İngiliz Buxton kardeşlerin bu faaliyetlerini önlemekle görevlendirilmiştir.
Bu görevi başarıyla tamamlamıştır ve bu yüzden de on yıla mahkûm olmuştur. Birinci Dünya Savaşı'nda Bükreş'in Osmanlı ve müttefik Almanya tarafından alınmasından sonra, mahkûmiyetinin ikinci yılında hürriyetine kavuşmuş ve mütarekenin karanlık günlerinde İzmir'e gelmiştir. İzmir'de, Osmanlı Sulh ve Selamet Cemiyetinin sözcülüğünü yapan Hukuku Beşer gazetesinin başyazarı olarak, kalemiyle, eylemleriyle bu istila felaketini millete göstermeye, anlatmaya çalışmıştır. 15 Mayıs 1919 günü İzmir'de Yunan işgalinin başlaması üzerine dayanamayarak attığı ilk kurşunla Yunan sancaktarlığını yapan kişiyi vurmuş, işgalin kabul edilemeyeceğini ortaya koymuştur ve otuz bir yaşında şehit olmuştur. Bu kahraman Türk evladının isminin bir devlet üniversitesinde yaşatılması tarihimize, kurtuluş mücadelemize ve sembol isim olarak Hasan Tahsin'e olan saygı borcumuzdur.
Yeni genç nesillere bağımsızlığımızın önemini ve bağımsızlık için nelerden vazgeçilebileceğini anlatmak bakımından Hasan Tahsin adı çok önemlidir. Dün Sayın Tekelioğlu konuşmasında Kâtip Çelebi'nin tarihî şahsiyetinden bahsetti ve bu yeni üniversiteye Kâtip Çelebi adının verilmesinin uygun olacağını savundu. Bizim Kâtip Çelebi'ye karşı olmamız gibi bir şeyin söz konusu olamayacağı malumdur. Kâtip Çelebi isminin başka bir üniversite için düşünülmesi çok yerinde olacaktır, hatta bu tasarıda kuruluşu söz konusu olan Kayseri'deki üniversitenin adı Abdullah Gül yerine Kâtip Çelebi olabilir ve hatta olmalıdır da, çünkü hâlen hayatta ve görevde olan ve tarihin hüküm süzgecinden geçmemiş ve dolayısıyla hakkındaki tarihî hükmün ne olacağı belli olmayan bir şahsiyetin adını bir devlet üniversitesine vermektense, tarihî hüküm bakımından parlak bir şahsiyet olduğu herkesçe kabul edilen Kâtip Çelebi isminin verilmesi her bakımdan uygun olacaktır.
Ben şahsen Sayın Cumhurbaşkanının bu tekliften memnun olduğu kanaatinde de değilim, kendisinin buna bir şekilde müdahalede bulunacağını ümit etmek istiyorum. Sayın milletvekilleri, İzmir'de kurulacak yeni devlet üniversitesinin adıyla ilgili İzmir basını anketler düzenledi ve İzmirlilerin büyük çoğunluğu "Hasan Tahsin" dedi. Yine bir gazete Ege Bölgesi milletvekilleriyle telefon görüşmeleri yapıp sordu, yine Hasan Tahsin ismi öne çıktı. İzmirli için Hasan Tahsin ismi çok önemlidir sayın milletvekilleri.
Hasan Tahsin ismi İzmirlilerin şuurunun sembolü olmuştur. Bilirsiniz İzmir Türkiye'nin seksen bir ilinden, Balkanlardan ve diğer Türk coğrafyasından gelen insanlarımızın hoşgörüyle, demokrasiyle buluştuğu, kardeşliğin ve dostluğun yaşandığı, aynı zamanda millî hassasiyetlerin bütünleştiği bir şehirdir. (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı) BAŞKAN - Buyurun, konuşmanızı tamamlayın Sayın Bal.
ŞENOL BAL (Devamla) -
Ve inanın, burada Hasan Tahsin ruhu birleştirici bir güçtür. İzmir, Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın başladığı ve bittiği sembol bir şehirdir sayın milletvekilleri. Kurtuluş Savaşı'nın sonlandığı "9 Eylül" tarihi İzmir'de nasıl bir üniversiteye ad olmuşsa ilk kurşunu atanın ismiyle bu süreç tamamlanmalıdır. İlk kurşun atan isimden AKP'nin rahatsız olmayacağını ummak istiyorum.
"Hasan Tahsin" ismi, İzmir'de yeni kurulacak üniversite için en ideal isimdir. Buna AKP'nin karşı çıkma nedenini de pek anlamış değilim. Yoksa Hasan Tahsin'in Teşkilatı Mahsusanın çok önemli bir elemanı olmasından mı rahatsızlık duyuluyor, doğrusu merak ediyorum.
23'üncü Dönem milletvekilleri olarak, her 15 Mayısta yapılan "İlk Kurşun" törenlerinde hiçbir AKP'li vekil ve il teşkilatını göremedim, nedenini de anlamış değilim. Sayın milletvekilleri, kurulacak bu üniversitenin ülkemize, İzmir'imize hayırlı olmasını diliyor, vermiş olduğumuz değişiklik önergesini desteklemenizin ümidiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar) BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
|